hamilelik günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hamilelik günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Aralık 2016 Pazar
38.-39.-40. Haftalar - Miadında Bebek
Yok yok merak etmeyin, an itibariyle (18 Aralık 2016) hala doğmadı bizim bebiş. Gelmeye de niyeti yok gibi görünüyor. Doktor amcası ve biz inatla normal yollardan gelmesi için bekliyoruz, onun ise daha hiç bir belirtisi yok. Vakit saat gelmeyince hiçbir şey olmuyor demek ki...
38. Haftanın bitmesi itibariyle sonunda doğum iznine ayrıldım. Evde biriken hazırlıklarımı birer birer tamamlamaya koyuldum. 38. haftadaki kontrolümüzde bebek 2700 gram çıktı. 39. haftada ise 2600 gram. Meğer sonlara yaklaştıkça ölçümlerde hata olabiliyormuş. Bunu 40. haftadaki kontrolumuzde 3500 gram çıkan bebeğimizden anladık :) Anlayacağınız bizim bebiş kısmetse 3500 gram civarında doğacak.
39. haftada çatı muayenesi yapıldı. Normal doğumu düşünen biri için, çatı muayenesi korkulacak birşey değilmiş. Ama insan tedirgin olmuyor da değil. Genelleme yapmak çok doğru değil ama bu muayenelerde erkek doktorlar gerçekten daha nazik oluyorlar. Kendi doktorumda hiçbir ağrı, acı hissetmezken, bir sonraki hafta 2. muayeneyi yapan deneyimli hemşire hanımın muayenesinden sonra zorlanınca daha iyi anladım.
Beklenen doğum tarihim 13.12.2016 idi. Yani 40. haftanın, 9 ay 10 günün tamamlandığı gün. O günkü kontrolümde, bebeğin iyi hali, NST de sancı çıkmaması, beslenmesinin ve amniyon sıvısının yeterli olması nedeniyle, doktorum 1 hafta daha beklemenin sakıncalı olmadığını söyledi. Yani 41. hafta dolana kadar, bebeğimin kendiliğinden gelmesini bekleyeceğiz. Bu tarihe kadar gelmezse, oluşabilecek risklerden dolayı (bebeğin kaka yapması, plasenta yaşlanması vb.) doğumun başlatılması gerekirmiş. Yani 19.12.2016 tarihi bizim için önemli bir tarih. Büyük ihtimal son kontrolümüz ve belki de bebeğin doğacağı tarih. Bu tarih itibariyle doktorum değerlendirme yapacak ya suni sancı verecek ya da sezaryene alacak. Bebeğin son kontrol itibariyle hala kanala girmemiş olması, hatta bir önceki kontrolde hafif yan (oblik) duruyor olması, sezaryen ihtimalini kuvvetlendiriyor. Bu zamana kadar normal doğumu çok istedim, hazırlandım ve bu konuda bilinçlenmeye çalıştım. Ama bu kadar bekleyip de, olmuyorsa da hayırlısını dilemekten başka çözüm yok gibi duruyor. Önemli olan hem bebeğin, hem de annenin sağlıklı bir şekilde buluşması. Son birkaç gündür kendimi bu fikre alıştırmaya çalışıyorum.
Bir sonraki yazım çok büyük ihtimal, bebeğimizin doğumu olacak. Allah bana da, tüm bekleyenlere de sağlıklı doğumlar nasip etsin inşallah. Dualarınız da beni de eksik etmeyin olur mu?
Sevgiler.
28 Kasım 2016 Pazartesi
36. ve 37. Haftalar - Doğuma Hazırlık Eğitimi

Zaman hızla akıp geçiyor. Kim demişti son haftalar yavaş geçer diye? İşler çok, yapmaya vakit yok. Hala doğum iznine çıkmamış olmamın da etkisi vardır elbette ama sanki ben yapacaklarımı yetiştiremeden bebek doğacakmış gibi geliyor. Anneanne ve babaannemize biletlerini aldık. Kısmetse 7 Aralık'ta Kıbrıs'ta olacaklar. Buradan minik bebeğime çağrıdır: Aman kuzum zamanını bekle 7 Aralık'tan önce gelme :)
Artık her hafta kontrolüm oluyor. 15 Kasım 2016 günü 36+2'de Pambık 2600 gram olmuş, her şey yolunda.
22 Kasım 2016 günü 37+2 de ise ilk kez NST'ye bağlandım. NST yani non-stress test, bebeğin doğmadan önceki iyilik durumunu gösteriyor. Anne karnına iki adet kemer bağlanıyor, bir tanesi bebeğin kalp atışını ölçerken, diğeri kasılmaları ölçüyor. Elinize bir buton veriliyor, bebek hareket ettiğinde basmanız isteniyor. Yaklaşık 20 dakikalık ölçüm sonrasında, EKG kağıdına benzer bir kağıt veriyorlar ve onu doktora gösteriyoruz. Benim ilk NST'de herhangi bir sancı çıkmadı, bebeğin kalp atışları da normaldi. Yani bizim bebiş yerinde rahat maşallah :)
37+2'de yavrucuk 2800 gram olmuş. Doktorum kilo alımında her hafta gelişim olduğu için sorun olmadığını söyledi. Doğum için uygun pozisyonda durmaya devam ediyor. Şu an için her şey normal doğuma uygun görünüyor ancak 39. haftada yapılacak çatı muayenesinde daha da netlik kazanacak. Bu arada hamileliğimin başından bu yana 14 kilo almışım. Son 2 haftayı 1 kilo ile tamamlayabilirsem, hedeflediğim 15 kilo ile kapanışı yapabileceğim :)
36.-37. Haftalarda Ben
| Doğuma Hazırlık Eğitimi |
| En sondaki sarı göbüşlü ben :) |
Bir süredir Hamile Pilatesi derslerine katılıyorum, çok da faydasını gördüm. Bel ağrılarım azaldı, geceleri kabus gibi olan kramplarım kesildi, nefes alışverişlerim düzene girdi. Önceden ayağımı kaldırıp koltuğun üzerine koyamazken, şimdi elastik hareketler dahi yapıyor oldum. En çok da, doğumda işime çok yarayacak olan ve o bölgeyi çalıştıracak hareketleri öğrenmem iyi oldu.
Bu hafta ise yine uzman hocamızın verdiği Doğuma Hazırlık ve Farkındalık Eğitimi'ne katıldım. Bu eğitimlerin bana kattığı en önemli şey, kendimi, yapabileceğime olan inancı kazandırmamdı. Etrafta duyduğumuz olumsuz onlarca doğum hikayesine rağmen, ne kadar bilgilenirseniz, süreci ne kadar iyi öğrenirseniz, o kadar bilinçleniyorsunuz. Bu anlamda alanında uzman birinden bu eğitimi almanın ne kadar önemli olduğunu anladım.
36.-37. Haftalarda Pambık
Geçtiğimiz haftalarda bebişin, kilosunun 2 hafta geriden gelmesi beni endişelendirmişti. Her gün düzenli ceviz, muz, süt tüketmeye çalıştım. Bununla birlikte bol bol badem sütü de içtim. Badem sütü, diğer faydalı gıdalarla birleşince, bebeğin gelişimine gerçekten katkı sağladı. Kilo alımını hızlandırdı, haftasına yaklaştı. Doktorum bebeğin 3000-3500 gram arasında doğmasını beklediğini söyledi. Hayırlısı bakalım.
| Bol bol badem sütü içiniz efendim. |
Bu Haftanın Sözü
Bebek haberini aldıktan sonra bizim için belki de en zor verilen karar ne isim verileceğiydi. Çok seçenek vardı aklımızda, hiç birisini yakıştıramadık. Sonra hiç aklımızda olmayan biri birden içimize sindi ve bebeğimizin ismine artık karar verdik. Ama şimdilik ailemiz de dahil kimseyle paylaşmıyoruz, hayırlısıyla doğsun, adıyla büyüsün, ailelere de sürpriz olsun.
38. Haftada görüşmek üzere :)
17 Kasım 2016 Perşembe
34. ve 35. Haftalar - Hastane Çantası Hazırlama

34. Haftaya ulaşmamızla beraber, artık acil durum hastane çantamı hazırlamamda fayda var diye düşündüm. Doktoruma sorduğumda, artık bu haftalardan sonra doğum gerçekleşecekse, geciktirmiyoruz, engellemiyoruz, çünkü bebek tıbbi bir problem yoksa %90 sorunsuz doğuyor dedi. İnşallah vaktince ve en hayırlı zamanda gelsin ama bu durumda biz hazırlığımızı yapalım, geleceği vakti de kendi hesaplamalarımıza göre değil, bebeğin istediği vakte göre hazırlayalım dedim ve çantamı hazırladım.
Önce yeni doğan bölümündeki ebe ve hemşireler ile görüşüp, neler gerektiğini öğrendim. Sonra da hastanede dağıtılan broşürü de inceleyip, bazı maddeleri ekledim, bazılarını ise çıkardım. Aslında düşünürsek, bunlar olsa da olmasa da doğum gerçekleşiyor ama tertemiz yıkayıp, ütülediğin, hastanede verilenler değil de kendi eşyaların yanında oldu mu, insan daha huzurlu ve güvende hissediyor kendini.
| Hastane Çantası |
Normal ya da Sezaryen İçin, Her İhtimali Düşünerek Hastane Çantam İçine Şunları Hazırladım:
Anne İçin;
- Önden düğmeli, kısa kollu gecelik (Serum takılabileceği için)
- 2 adet pijama takımı
- Sabahlık
- Hırka (Doğumdan sonra üşüme gelirmiş)
- 2 çift çorap
- 1 patik
- 1 oyalı tülbent (Trakyalılığımız belli olsun)
- 1 havlu
- Depend kullan at hasta külodu
- Kadın pedi
- 2-3 tane penye külot
- Emzirme sutyeni-atleti
- Terlik
- Süslü taç
- Lansinoh meme ucu kremi
- Makyaj malzemesi, krem, diş fırçası
- Göğüs pedi
Bebiş İçin;
- 2 Hastane Çıkışı Takım (eldivenli, başlıklı, önlüklü)
- 1 süslü tulum takım (Fotoğraf çekimleri için)
- 2 çorap
- 1 yelek
- Ağız Bezleri
- 2 İnce kundak battaniye
- 1 kalın yün battaniye
- Yeni doğan 1 numara bebek bezi
- Yeni doğan ıslak mendil
- Pişik kremi
- Tek kullanımlık alt değiştirme örtüsü
- Hastane çıkışı için bebek arabasının ana kucağı (Bazı hastaneler bu olmadan çıkış vermiyor)
Ayrıca;
- Zemzem suyu, hurma (enerji vermesi için)
- Meryem ana otu ve içine koymak için kavanoz (Ayrıntı için bu yazımı okuyabilirsiniz )
- İkram etmek için Yeşil Çaylı Kolonya
- Bebek şekerleri
- Şeker hamuru Kurabiye
- Hastane kapı süsü
- İkramlık içecek ve kadehler
Göğüs pompası koymadım çünkü gerekirse hastanelerde hastane tipi pompalar mutlaka bulunuyor. Bebe yağı ilk aylarda bebekler için önerilmiyor. Hatta yeni doğan bebeğe ıslak mendil kullanmayı da düşünmüyorum. Bebek pamukları ve kaynatılıp ılıtılmış su ile temizlik yapacağım. Ama hastanede pratiklik olması açısından ne olur ne olmaz yanıma aldım. Şarj aletleri, powerbank vb. son anda eklenecek malzemeler. Başka bir şey gerekirse de hastane ile ev arası mesafe yaklaşık yarım saat, getirilebilir diye düşündüm.
34.-35. Haftalarda Ben
Artık 8. ay da bitti resmen 9 aylık hamileyim :) Hamilelik süresi 9 ay 10 gün olduğu için herkesin söylediği 9. ayın bitmek bilmediği oluyor. Biraz, artık sona gelmenin yarattığı sabırsızlıkla, biraz da artan ağrılar ve kilonun zorluğuyla bitmek bilmiyor bu son 1.5 ay.
Bu arada 35. Hafta sonu itibariyle Şafak 34 İstanbul :)
34.-35. Haftalarda Pambık
4 Kasım 2016 Cuma günü, rutin kontrolümüz vardı. 10 gün önceki kontrolden sonra, günde 2 bardak süt içmeye, düzenli olarak ceviz, muz, yumurta yemeye şartlamıştım kendimi. Yediklerim işe yaramış, pambık 10 günde 500 gram almış :) 34+5 itibariyle kilosu 2300 grama ulaşmış. Baş ölçüsü ise 2 hafta önden gitmeye devam ediyor. Su iyi, iskelet gelişimi haftasıyla uyumlu. Doktorum ne yiyorsan aynen devam et dedi. Hedef doğumda 3000 gram ve üstünü görebilmek...
Bu Haftanın Sözü
Bebek ve doğum için öncelikle bedeni, düşünceleri hazırlamak gerekiyor, uzman doktorlar yapacağınız süs ve hazırlıktan çok, kendinizi ve bedeninizi doğum anına hazırlayın diyorlar. Ama dayanamıyoruz :) bebek şekeri, kurabiyesi vb. için de hazırlıklar yapmak gerekiyor. Hafta içi, işten yorgun argın gelince içimden gelmiyor ama hafta sonları ufak ufak hazırlıklara başladım. İkramlıklar, hastanede dağıtılacaklar, eve gelenlere sunulacaklar, bebek şekerleri, kurabiyeler, şerbetler. Ha bir de, buzluğa da birkaç parça donmuş yiyeceklerden atmak lazım, sigara böreği, sarma vb. gibi. Daha doğum iznime 3 hafta varken, çok işim var çok ;)
10 gün sonraki randevuda, 36. haftada görüşmek dileğiyle ...
8 Kasım 2016 Salı
32. ve 33. Haftalar - Doğum İzni
32. hafta itibariyle artık doğum izni hakkım doğmuş oluyor. KKTC 'de Türkiye'ye benzer olarak 8 hafta doğum öncesi ve 8 hafta doğum sonrası olmak üzere 16 haftalık doğum izni kullanılabiliyor. Eğer doktorunuz çalışmanızda bir sakınca görmüyorsa, 8 haftanın 6 haftasını çalışıp, bu süreleri doğum sonrasına aktarabiliyorsunuz. Doğumdan önceki son 2 hafta yani 38. hafta itibariyle ise, zorunlu olarak çalışma iznine ayrılmanız gerekiyor. Başta, doktorun belirlediği beklenen doğum tarihine göre bu hesaplamalar yapılıyor.
KKTC'de 26. haftadan itibaren gerekli evraklar ve çalışabilir raporu Sigortalar Dairesi'ne verilebiliyor. Ben de çok şükür ki başından beri en az sorunla devam eden hamileliğim sayesinde, doktorumun da uygun görmesiyle çalışabilir raporumu aldım. İnşallah her hangi bir sorun olmazsa, 38. haftaya kadar, yani doğum sonrasına günlerimi aktarabileceğim son tarihe kadar çalışmaya devam edeceğim.
Bununla birlikte, vücudumun, hareketlerimin ağırlaştığını da hissediyorum. Artık göbek iyice büyüdü. Başlangıç kilom +10 kilo kolay değil. Tartıda hayatımda görmediğim rakamlarla tanışıyorum. Bebek için herşeye değer elbette ama bu kiloları nasıl vereceğim de aklıma takılmıyor değil...
24 Ekim 2016 günü kontrolümüz vardı. Pambığın kan dolaşımı, kemik ölçümleri normal, kilosu 34+1 itibariyle 1780 gram olmuş. Olması gereken ortalama kilonun 2 hafta gerisinden geliyormuş. Baş ölçümü ise aksine 2 hafta öndeymiş. Elimden geldiğimce sağlıklı beslenmeye gayret gösteriyorum ama yine de kilosunun biraz az olmasına üzüldüm. İnsan da, birşeyleri yanlış mı yapıyorum düşüncesi oluşuyor. Doktoruma sordum, bu bebeğin yapısıyla da alakalı olabilir, her bebek tombul olmak zorunda değil dedi. Sen sağlıklı beslenmeye devam et, benim için önemli olan her kontrolde kilo alması ve gelişiminin devam etmesidir dedi.
Pambığın başı hala aşağıda, normal doğuma uygun pozisyonda, bu beni sevindiriyor. Yüzünü bu hafta göremedik nazlı oğlumun.
Doktorum her kontrolde tansiyon ölçümlerime önem gösteriyor. Özellikle bu haftalarda tansiyonun normal çıkması çok önemliymiş. Çok şükür ki şu ana kadar yüksek ya da düşük ölçülmedi.
32.-33. Haftalarda Ben
Hamile pilatesine devam ediyorum. Fırsat buldukça da yürüyüş yapmaya çalışıyorum. Artık yürüyüş yaparken ya da ayakta uzun süre durduğumda aşağı doğru belirgin basınç hissediyorum. Bununla birlikte, özellikle pilateste yaptığım hareketler sayesinde, artık geceleri ayağıma kramp girmiyor, bu harika birşey.
Gece uykularım sıkıntılı olmaya başladı. Bütün gece en az 3-4 kere wc ye kalkmaktan uyku uyuduğumu anlayamıyorum. Ama bu durum çok normalmiş. Vücut artık doğum sonrasına, bebeği gece beslemeye ve uykusuzluğa alıştırıyormuş kendini. Tek problem, ertesi gün işe gidiyor olmam.
32.-33. Haftalarda Pambık
Pambık artık kocaman bir bebek oldu, bu haftalarda cildi bebek pembeliğine dönüyormuş. Her geçen hafta, vücudu daha fazla yağlanıyor, tombikleşiyor. Kilosu haftasından 2 hafta geride olduğu için ben de şu an yaptığıma ek olarak neler yapabilirim diye araştırmaya başladım. Her gün 1 haşlanmış yumurtayı, 2 ye çıkartacağım. ceviz-fındık yiyordum ama düzenli olarak her gün bir avuç yiyeceğim. Muz her gün 1 tane yemeye devam edeceğim. En önemlisi de akşamları 2 bardak süt içeceğim. Tombul bir bebek olsun istemiyorum zaten, haftasıyla uyumlu olsun yeter, bakalım 10 gün sonraki randevuda pambık haftasına yakınlayabilecek mi?
Bu Haftanın Sözü
Artık kontrollerim 10 günde 1'e düşüyor. Gönlümden geçen elbette normal, hatta herhangi bir müdahale (suni sancı, epidural) olmadan doğal bir doğum yapmak. Ama şartlamak da doğru değil elbette, bakalım hakkımızda hayırlısı ne olacak? Doktorum doğum şekli için 38.haftayı beklememizin doğru olacağını söyledi. İnşallah gönlümden geçen, bebeğin de gönlünden geçen olur ;)
18 Ekim 2016 Salı
30.-31. Haftalar- Merhaba 3. Trimester
![]() |
| Tutmayın beni anacağım, 3. trimestere giriyorum :) |
11 Ekim 2016'da doktor randevumuz vardı. Artık bundan sonra iki haftada bir doktorumuzla görüşeceğiz. Ultrason muayenesinde çok şükür ki herşey yolunda çıktı. Pambık 1670 gram olmuş bile. Sabah mahmurluğu üzerindeydi kuzucuğumun ama yine de güzel yüzünü bizden esirgemedi.
| Orada bir fındık burun var uzakta... |
30.-31. Haftalarda Ben
1 ay öncesine kadar akşam yemeklerinden sonra uzun uzun yürüyüşler yapıyorduk eşimle. Şimdi ise işten eve geldiğimde, yemeği de yedik mi halim kalmıyor. Bu da pek iyi bir durum değil. Çünkü asıl bu saatten sonra bolca hareket etmeliyim ki, rahat bir doğuma hazırlanabileyim. Bu nedenle ne zamandır katılmak istediğim hamile pilatesi ve doğuma hazırlık kursuna başladım. Göbüşlü arkadaşlarla hep beraber spor yapıyoruz, çok da eğlenceli geçiyor. Bunun yanında pilates hocamız aynı zamanda bir uzman doğum hemşiresi olduğundan, doğuma hazırlık ve emzirme ile ilgili de bilgiler veriyor bize. Kuzucuğumla pilates topunun üstünde yuvarlanıp duruyoruz :)
30.-31. Haftalarda Pambık
Bebeğin hareketleri bu hafta daha kuvvetli hissedilir oldu. Maşallah diyeyim uslu bir çocuk pambığım. Geceleri beni uyandırmıyor, rahatça dinlenebiliyorum. Hiç üzmedi şu ana kadar, inşallah doğduktan sonra da böyle huzurlu ve sakin bir bebek olur. Her geçen gün gelişimini tamamlayan organlarıyla, artık tam bir bebeğe benzemeye başlamış. Ve her geçen hafta, olası erken doğumda oluşabilecek sıkıntılar daha da azalıyor. Aylar öncesinde doktorumuzun masasının arkasında çerçevelenmiş bir 4d bebek usg si görmüştük. Bizim bebeğimiz ne zaman böyle olacak dediğimizde, doktorumuz 30. haftalarda demişti. Bu kontrolde aynı o bebek gibi ultrason resmini aldığımızda, doktorumuz da hatırladı konuşmamızı. Bakın o günlere geldik bile dedi :)
Bu Haftanın Sözü
Halk arasında yaygın bir söz vardır. 7 aylık doğan çocuk yaşar ama 8 aylık doğanın yaşama ihtimali daha düşüktür diye. Bunun yanlış bir bilgi olduğunu öğrendim. Doktoruma sorduğumda kesinlikle hurafe olduğunu, ilerleyen her hafta, bebeğin gelişimi açısından olumlu sonuçlar doğurduğundan, bebeğin yaşama ihtimalinin de daha fazla olduğunu söyledi. İçim rahatladı...
| Mis kokulu bebiş kıyafetleri |
Benimle aynı haftada hamile olan arkadaşım, geçen hafta erken doğum yaptı. 1500 gram bir erkek çocuğu dünyaya getirdi. Onu öğrendikten sonra, beni de bir korku sardı, Allah korusun, inşallah vakitlice doğsun ama ya erken doğum ihtimali olursa, hiçbir şeyim hazır değil. Bende bu nedenle, bu hafta sonu pambığın tüm kıyafetlerini sabun tozu ile yıkadım, oda mis gibi koktu resmen. Sonra da o minicik şeyleri tek tek ütüledim. Çok keyifli bir duyguydu. Şimdi sıra acil durum hastane çantasını hazırlamakta ;)
28 Eylül 2016 Çarşamba
26.-29. Haftalar - 2. Trimestere Veda Etmişken
Daha dün kalp atışlarını ne zaman duyacağız derken, bizim Pambık 29. haftayı bitirmiş bile. Zaman iyisiyle kötüsüyle geçiyor ve çok şükür ki ilk haftadan itibaren bize hep iyi yüzünü gösterdi. 28. Hafta itibariye 2. trimester yani ikinci üç aylık dönem bitti, artık son viraja girmiş oldum. Söylenenlere göre ilk 3 ay bulantılar ve hamileliğe alışma süreci nedeniyle oldukça zorlarmış, ikinci 3 ay rahatlama dönemi olurmuş, son 3 ay ise bebeğin büyümesi ile ağırlaşan vücuttan dolayı en zorlu dönem olurmuş. Ben çok şükür ki 6 ayı neredeyse sorunsuz atlattım, inşallah bu son trimesterda yüzüme güler.
Kurban Bayramı tatilinde de leyleği havada gördük. Artık doğuma kadar planlarımızda bir uçuş bulunmuyor. Bayramı aynı Ramazan Bayramı gibi İstanbul ve Çanakkale'de ailelerimizle doyasıya geçirdik. Bol bol balık ve et yedim. Özlediğim, bulamadığım lezzetleri fırsat varken vücuduma stokladım :) Bunun yanında sabah 8, akşam 6 işe git gel, eve gelince dinlenme moduna geç, rutinine alışan vücudum da harekete geçti. Bol bol yürüyüşler yaptım. (Ehem ehemm tabi yürüyüşlerde elimden eksik etmediğim 3 top külahta dondurmayı kimseye söylemeyin). Sanırım bu nedenledir ki, 27. Haftaya kadar nerelerde diye aranan göbek birden pörtledi, ama ne pörtleme :) Türkiye'ye gidiş düz göbek, Kıbrıs'a dönüş 8 aylık hamile :)
Meğersem bebiş de bu dönemde büyüme hızını arttırmış. son kontrolümüzde 760 gram olan pambık yüzlüm, 1250 gram olmuş bile. 26 Eylül 2016 Çarşamba günü bayram dönüşü ilk kontrolümüze gittik. Her şey yolundaydı çok şükür, su yeterliydi, bebek haftasıyla uyumluydu, benim kan değerlerim normaldi. Kuzucuğun keyfi de yerindeydi. 2 hafta sonraya görüşmek üzere sözleştik.
26.-29. Haftalarda Ben
Göbeğin çıkmasıyla birlikte yatma-kalkma-sağa sola dönme daha zor oluyormuş. Arkadaşlarımdan duyduğum 9.ay top gibi yuvarlanıyorsun sözüne yakınlamaya başladım sanırım. Göbeğimin büyümesiyle hafif ve tatlı kaşınmalar da başladı. Çatlama riski yüksek olan, yumoş bir tenim var. O nedenledir ki 3. aydan itibaren her gün cildimi çeşitli yağlarla ve kremlerle nemlendirmeye çalışıyordum. Göbeğin büyümesiyle, artık yağlı güreşe doymayan pehlivan gibi dolaşmaya başladım :) Biliyorum, doktorumun da dediği gibi, cildim çatlamaya müsaitse, ne yaparsam yapayım bu gerçekle yüzleşeceğim. Ama en azından bunu azaltabilmek için, bol bol su içiyorum, dıştan da cildimi nemlendirmeye çalışıyorum. Bakalım sonuç ne olacak?
26.-29. Haftalarda Pambık
![]() |
| Yok artık, bu kadar da değil :) |
Söz konusu hem kendi sağlığınız, hem de bebeğin sağlığı olunca, insan doktoruna koşulsuz güvenmek istiyor. Ancak gözlemlediğime göre de, bazı doktorlar bu güveni suistimal edebiliyor. Hele hele haftanız ilerlediyse, özel hastanede takibiniz yapılıyorsa, nasıl olsa bu haftadan sonra eli mahkum başka doktora gidemez düşüncesiyle size gereksiz tetkikler uygulayabiliyorlar. Sırf maddi açıdan daha fazla kazanabilmek için.
Bu güne kadar doktorumun bana gereksiz test isteği olmadı hatta yapabileceğini düşündüklerimi dahi gebelik değerlerimin iyi olmasından dolayı yaptırmadığı oldu. Ancak 26. haftada içime şüphe düşüren bir olay gerçekleşti. Detaylı ultrasondan sonraki muayenemde, doktorum, bebeğin kalp odacıklarını net olarak göremediğini söyledi. Detaylı usg de bir sorun görünmemesine rağmen, "emin olalım, çok iyi bir çocuk kardiyoloğu olan arkadaşım geliyor Türkiye'den, ona muayene olun" dedi. Böyle durumlarda insan vicdan yapıyor, ya varsa diye şüpheye düşüyor. Randevumuzu aldık, aynı hastanede karından ekg mizi yaptırdık. 5 dakikalık bir kontrolle işimiz bitti. Çocuk kardiyoloğu endişe edilecek hiçbir şey olmadığını, herşeyin yolunda olduğunu söyledi. Fatura olarak da hayli kabarık bir ücret ödedik. Bir sonraki randevuda ise kendi doktorum, şüphe ettiği kalp odacıklarını geçen hafta görememiştim, bu hafta görebiliyorum dedi. Yani arada sadece 2 hafta fark vardı. Söz konusu sağlık olunca, hele hele bebek olunca elbette para insanın umurunda olmuyor ama bu gerçekleşen olay, sırf arkadaşına hasta kazandırmak için ya da hastaneye para kazandırmak için mi gereksiz yönlendirildim hissine kapılmama neden oldu.
Aslında umurumda olan asıl durum, böyle bir olayın doğum seçeneğinde de karşıma çıkıp çıkmaması. Herhangi bir olumsuz, acil müdahale gerektirecek durum olmazsa, gönlümden geçen en doğal haliyle normal doğum yapmak. Son anda doktorum sezaryene yönlendirirse, ben maddi açıdan mı bu yönlendirmeyi yaptı, yoksa gerçekten gerekli miydi ikileminde mi kalacağım? Sanırım sinek de ufak ama mide bulandırır durumu bu olsa gerek. Belki normalde bu kadar kafamı takmayacağım bir olay, hamilelik nedeniyle bu kadar hassas düşünmeme neden oluyor. Belki de her ince ayrıntıyı hesap eden ben, ihtimalleri gözardı edemiyorum. Kafamda deli sorular...
Bu bayram bebişe yaradı, İstanbul'a gitmişken bol bol bebek alışverişi yaptık. Mahmutpaşa'da gezdik, Şark Hanı, Kürkçü Hanı ve meşhur Havuzlu Hanı dolaştık. Bebek arabamızı aldık, beşiğimizi seçtik. Anneanne ve babaannemizde sağolsunlar. Neredeyse tüm ihtiyaçları onların da katkılarıyla tamamlamış olduk. Hatta bebek şekerlerini bile hazırladık. Gelirken eşimle 2 kişi 40 kilo sınırı yetecek mi diye düşünürken, kontuardaki görevli, kilomuz bebek arabasından dolayı hayli aşmasına rağmen ek ücret talep etmedi, yardımcı oldu. Daha ne isteyelim. Bebek gerçekten kısmetiyle geliyormuş, söz konusu bebek olunca hiç tanımadığınız insanlar dahi yardımcı olabiliyormuş.
Sevgiler.
2 Eylül 2016 Cuma
23.-24.-25. Haftalar - Şeker Yüklemeli Mi, Yüklememeli Mi?
Küçüklüğümden bu yana tatlıyla aram hep iyi olmuştur. Kekler, poğaçalar, çikolatalar, pudingler... Hem yapar hem yerim. Bununla birlikte makarna, pirinç, meyve, vb.nin de şekeri yükselten gıdalar olduğunu son yıllarda öğrendim desem yalan olmaz. Hamileliğin başından beri, tatlı özellikle çikolata yeme isteğim bıçak gibi kesildi. Hala da şaşıyorum bu duruma. Normalde bir günde yediğim çikolatayı, geçtiğimiz 6 ay boyunca yememişimdir.
Bununla birlikte şeker testi öncesi beni bir tedirginlik aldı, ya şekerim yüksek çıkarsa? Tatlı yiyen her insanın elbette şekeri yüksek çıkacak diye birşey yok. Ama ben de yemeğimden, meyvemden hiç bir zaman kısmadım. Hamileliğimin başından bu yana da şeker testi yaptırmadım, acaba sonuçlar ne çıkacaktı?
Bu endişe ile testten iki gün önce yediklerime dikkat edeyim dedim. Özellikle üzümün şekeri çok yükselttiği söylendiği ve benim de son 1 ayda kilolarca üzüm yediğime bakılırsa, ilk önce feragat etmem gereken üzüm oldu :) Buzdolabında 2 gün boyunca birbirimize bakıp duygusal anlar yaşadık.
22 Ağustos 2016 günü, 25. haftamda şeker testi için hastaneye gittik. Doktorum bir önceki randevuda aç karnına gelmem gerektiğini söylemişti. Gittiğimizde şu ana kadar herhangi bir riskim bulunmaması, kilo artışımın normal ve düzenli olması nedeniyle, glikoz yüklemesi yapmayacağını söyledi. Aç karnına kan vereceğim, ardından tost- meyve suyu yiyeceğim, 1 saat sonra tekrar kan vereceğim ve bitmiş olacak. Doktorum kan isteklerimi laboratuvara yolladı. O şekerli suyu içmeyeceğime çok sevindim ama sevincim biraz kısa sürdü.
Kan vermeden önce ultrasonda pambığı görelim dedik. Aç karnına olunca, kuzucuk daha uyanamamış olacak ki, pek hareketli değildi. Eee, saat 8'de kahvaltı yapmaya alışkın biri olarak, saat olmuş 10, benim bile halim yok o ne yapsın. Ama kocaman olmuş. 25. hafta itibariyle 680 gramlık bir tontiğim var benim. Boyu da 30 cm civarında. Kilosu olması gereken gibiymiş. Ancak doktorum, bebeğin içinde bulunduğu amniyo sıvısını fazla buldu. Sıvının fazla olması, gebelik şekeri belirtisi olabiliyormuş. Bu durumda kan isteğimi değiştirip, 75 gramlık glikoz yüklemesine çevirdi.
Şeker yükleme konusu Canan Karatay'ın açıklamalarıyla kafamızı karıştırdığı doğru. Yapılmasa, açlık-tokluk kan şekeri ile ölçülse daha çok sevinirdim elbette. Ama gebelik takip doktorum Canan Karatay değil. O nedenle beni başından beri takip eden doktoruma güvenip, şeker yüklemesini kabul ettim.
75 gramlık şeker yüklemesi için, 3 kere kan vermem gerekiyordu. İlk kanı aç karnına saat 10.00'da verdim. Hemşire bir karton bardağa toz glikoz koydu, üzerine bildiğiniz su sebilinden su ekledi, karıştırdı. Benim duyduğum, artık kutu kola şeklinde elma aromalı, adeta gazı alınmış meyveli soda gibi bir içecek verdikleriydi. Maalesef ki benim hastanem henüz o sisteme geçmemiş! Bildiğiniz aşırı şekerli, ama normal şeker tadından biraz daha farklı ( şeker hastalarının kullandığı tatlandırıcı tabletlere benziyordu) boğazımı yakan bir içecekti. Kusacak kadar olmadım ama, şerbeti seven biri olarak içmekte bayağı zorlandım. Şeker yüklemesi yapıldıktan sonra birşeyler içmek-yemek, hatta uyumak yasak. Kan verdiğim yerden çıktık, temiz hava olan bir yere eşimle gittik.
İlk 1 saat zorlayacaktır demişti hemşire hanım. Gerçekten de o kadar şekeri aç karnına alınca önce gözlerim bulanmaya başladı, sonra başım dönmeye. Bir süre sonra da şiddetli bir uyku bastı. Yanımda eşim olmasa uyuyabilirdim! 1 saati doldurunca ikinci kanı vermek üzere gittik. Aynı hemşire diğer koldan kan aldı, ilkinde damara girişini hiç hissetmezken, ikincisinde felaket canım yandı. Meğer şeker, acı eşiğini düşürürmüş! İkinci kanı saat 11.00'da verdik, saat 12.00'ye kadar tekrar bekledik. 2. saat birinciye nazaran daha kolay geçti. Son kanı verirken de, damarım daha az acıdı.
Gebe diyabetinde çıkması gereken sonuç aralıkları şöyleymiş:
Açlık kan şekeri: 60-90 mg/dl arası
Tokluk 1. saat: 140 mg/dl altında
Tokluk 2. saat: 120 mg/dl altında olması gerekirmiş.
Benim sonuçlarım şöyle çıktı:
Açlık kan şekeri: 76 mg/dl
Tokluk 1. saat: 101 mg/dl
Tokluk 2. saat: 97 mg/dl
Çok şükür ki, değerlerim gayet iyiymiş. Bir testi daha sorunsuz atlatmış olduk pambığımla. Ama şeker yüklemesini ben hiç se-ve-me-dim.
23.-24.-25. Haftalarda Ben
İkinci trimesterın son haftasında, hd kalitesinde gördüğüm rüyalar bir hayli arttı. Adeta rüya görmekten uyuyamaz oldum. Hamileyi yoklarlarmış derler :) Bir gece "Açlık Oyunları" gibi bir ormanda hayatta kalma mücadelesi veriyorum, bir başka gece uçurumdan aşağı yuvarlanıyorum. Uyandığımda da korkudan saatlerce uyuyamıyorum. Dua ede ede bir hal oldum. İlk haftalardaki gibi gaz sıkıntılarım patlak vermeye başladı, karnımda sürekli bir sıkışma (çakmakla yaklaşmayın).
23.-24.-25. Haftalarda Pambık
Pambık büyümeye devam ediyor. Büyüdükçe hareketleri daha da farkediliyor. Sese, konuşmaya hareketleriyle cevap veriyor. En son ise çok şaşırdığım birşey oldu. Koltukta otururken, sessiz bir şekilde sadece oğluşu düşündüm, içimden güzel şeyler geçirdim, acaba beni hissediyor mu dedim. Pıt, pıt.. İlk başta tesadüf olabilir diye düşündüm ancak, o günden beri hergün aynı tepkiyi alınca, bebeklerin, anne karnında, annenin hislerini anlayabileceğini farkettim. Gerçekten de onlara seslenmeyi bırakın, düşündüklerinizi bile hissedip tepki verebiliyorlar.
Bu Haftanın Sözü
İkinci 3 ayın sonunda, göbeğim hızlı bir atağa geçti, birden futbol topu kıvamına geldi. Pantolonları çoktan geçtim, artık eteklerin beli olmuyor, bluzlerin önü kapanmıyor. Söyle bana doktor, o güzel elbiselerimi, slim fit gömleklerimi tekrar giyebilecek miyim?
20 Ağustos 2016 Cumartesi
Adını Henüz Koyamadığımız Kuzucuğuma Not
Minik kuzucuğum, bu bloğu hep eğlenceli hatıralar yazmak için hazırladım. Anneciğin bir aslan kadını bebeğim. Kolay kolay duygusallaştığını belli etmez. Bugün ise biraz duygusallaştım sanırım. Sen, bugün itibariyle 23 hafta 6 günlük oldun. Eğer vaktinde gelirsen, doğmana 165 güncük kaldı. Annecik ise bugün 30. yaşına giriyor. Doğum günümüz kutlu olsun!
Yıllar önce merak ederdim, 30 yaş çok uzak gelirdi. Acaba nerede, nasıl, ne şekilde olacağım derdim. Meğer o gün gelecekmiş de, iki canlı, seninle beraber aynı bedende 3'lü yaşlarıma girecekmişim. Ne büyük lütuf...
Tamam tamam geçti duygusallık :)
Pambığım, adını henüz koyamadık. Bir türlü yakıştıramıyorum isimleri. Babacığın Kartal'ım diye seviyor seni. Belki Kartal olabilir adın ama yanına muhakkak bir isim daha istiyorum. Senin geleceğini henüz duymadan önce nasıl rüyalarıma girdiysen, adının da rüyalarıma gireceğine inanıyorum. Babacığın gülüyor bana, ama ben azmettim, görene kadar bekleyeceğim :)
Hee bu arada, yarın öbür gün üstteki satırları okursan, annem beni 30 yaşında doğurmuş demek yok baştan anlaşalım. Ben henüz 29,9 'lardayım, 30 nedir, ne münasebet canım. Yeni yıl girene kadar biraz daha vaktim var, eee sende Aralık başında geleceğine göre, annem 29 yaşında doğurmuş demende sakınca yok :) Doğar doğmaz 1 yaşında olmuyorsun Pambık.
Bu arada dün ofiste kutlama pastamdan yedim. Bugün de babanın aldığı pastadan. Seni biraz şeker komasına sokmuş olabilirim. Tekmelerinden de enerji patlaması yaşadığın belli. Bir de artık bizi duyabildiğin için, Mozart, Beethoven, Bach dinletmelisin diyorlar. Dün gece eğlenmek için gittiğimiz Club'da hiphop, R&B gecesi vardı. Üç yüz beş yüz koptuk. Rahatsız olmadın di mi? Her zaman olmuyor canım, idare et bugünlük :)
Nice yıllarımız olsun Pambığım...
20 Ağustos 2016 / Girne
18 Ağustos 2016 Perşembe
18.- 22. Haftalar - Detaylı Ultrason
Bu haftalar çok hızlı ilerliyor, yetişmekte zorlanıyorum. Son haftalar ise çok yavaş geçecek diyorlar, bakalım bende ne olacak? Hamileliğin haftası haftasına uymuyormuş. Artık hareketlerimin biraz daha ağırlaştığını hissediyorum. Ara ara gelen enerji patlamaları dışında, işten eve geldiğimde hiçbir şey yapasım olmuyor. Çok şükür baba adayımız yardımlarını esirgemiyor benden. Aileden uzakta, yardım edecek kimse olmadığında, eşlerin birbirlerini anlayıp yardımcı olması çok büyük nimetmiş.
Artık kendimize bir rutin oluşturduk. Haftanın en az 5 günü, akşam yemeklerinden sonra en az 3 km yürüyüş yapıyoruz. Haftanın en az 2 günü de yüzüyoruz. Doktor bol bol yüz ve yürüyüş yap, şimdiden alışırsan, son haftalarda çok rahat edersin dedi. Umarım bu rutini mümkün olduğunca devam ettirebiliriz.
Çok yorgun olduğum iki gün, üst üste, sabah ayağıma giren kramplarla uyandım. Hamilelikte olması olağanmış, doktorum eğer sıklığı artarsa, magnezyum takviyesi yaparız dedi. O günden beridir bir daha olmadı. Ama ya yüzerken kramp girerse diye denizde sosisimle yüzüyorum :)
![]() |
| Sosis |
12 Temmuz 2016 günü doktorumuzda kontrolüm vardı. Oğluş gayet iyi, büyüyor kuzucuk. Doktor 3 hafta sonraya detaylı ultrason taraması için randevu verdi. 2 Ağustos 2016 günü 22. haftamdayken, detaylı ultrason için hastaneye gittik. Detaylı ultrasonu Radyoloji Uzmanı/Perinatolog yapıyor. Böylelikle kendi doktorum dışında başka bir uzman daha bebeğin tüm gelişimini, organlarını incelemiş, değerlendirmiş oluyor. Radyoloji bölümündeki özel ultrason odasına girdik, Uzman Doçent doktorumuz geldi. Şansımızdan mıdır, enerjimizden midir bilmem, her doktor randevumuzun geçtiği gibi, bu da gırgır şamata eşliğinde geçti. Pambığımızda çok akıllı, her pozisyonda uğraştırmadan bol bol poz verince, 15-20 dakika içinde ultrasonumuz sona erdi. Detaylı Ultrasonda bebeğin, kalbine, ciğerlerine, damarlarına, beynine, yarık dudak olup olmadığına vb. herşeyine bakılıyor. Bütününü incelemekten ziyade ayrıntılı olarak tüm organları değerlendiriliyor, içinde bulunduğu suyun yeterli olup olmadığına bakılıyor.
Kuzucuğumun çok şükür ki, herhangi bir riskli durumu yokmuş, herşey yolundaymış. Ve tam tamına 380 gram olmuş :) Kilosu da haftasıyla oldukça uyumluymuş. Detaylı ultrasondan aldığımız raporu, doktorumuza gösterdik, o da herşeyin yolunda olduğuna kanaat getirdi. Yüzme ve yürüyüşe devam etmemi istedi. Kilom +5 olmuş. Hamile olmadan öncekine göre daha dengeli ve porsiyonları daha ufak yememe rağmen, nasıl oluyor da kilo alıyorum anlamıyorum :) Neyse ki, 22. hafta için 5 kilo normalmiş.
| Göbek değil bebek, bebek :) |
18.-22. Haftalarda Ben
18.- 22. Haftalarda Pambık
Pambık büyümeye devam ediyor. Boş alanı buldu tabi, sağdan soldan frikikler, kaleye gol atışlar :) Hareketlenmelerinin bir düzen içerisinde olduğunu farkettim. Sabah ben işe giderken, 7.00 civarı kahvaltı öncesi, birkaç ben buradayım, günaydın anniş hareketi, 10.30-11.00 gibi hani benim kuru yemişim-meyvem, ara öğünüm atışları, akşam da yemek öncesi saat 18.30 gibi acıktım huuu sesimi duyan var mı hareketleri :) Her gün aynı saatte aynı hareketlenmeler. Kendi yarım kilocuk ama düzenini oturtmuş bile.
Bu Haftanın Sözü
İlk 3 ay folik asit kullanmıştım. 1 ay herhangi bir ilaç takviyesi vermedi doktorum.4. aydan itibaren ise demir+ b12+folikasit ten oluşan hapı günlük kullanmamı istedi. Son kontrolümüzde ise, bu haftalarda artan D vitamini ve Kalsiyum ihtiyacına bağlı olarak hap verdi. İki günde bir kullanmam yeterliymiş.
3 hafta sonra yani 25. haftada, kontrole aç karnına gideceğim. Şeker testi yapılacakmış. Doktorum, benim ve bebeğin kilosunun normal gitmesinden dolayı, kan testi ile bakacağını, eğer gerekirse şeker yüklemesi yapacağını söyledi. İnşallah şeker yüklemesine gerek kalmadan güzel sonuçlar ile karşılaşırım. Bakalım, zaman ne gösterecek...
28 Temmuz 2016 Perşembe
15.-16.-17. Haftalar - İlk Hareketler
Zaman ne çabuk geçiyor, günler birbirini koşturuyor adeta. Pambığımızla ilk bayramımızı yapmış olduk. Hamileliğimi öğrendiğimden beri 6 uçak yolculuğu yaptım. Leyleği havada gördü bizim Pambık anlayacağınız :) Zaten babası da lakabını Kartal koydu. Benim minik oğlum hep uçuyor diyor. Ben biliyorum onun neden Kartal diye seslendiğini, yermiyim, cııık :) Aklı sıra yavru kartal yapacak onu, benim oğluşum anlı şanlı Sarı Kanarya 12 numara olacak bir kere :)
Kıbrıs'ın 40'ın üzerindeki bunaltıcı sıcaklarından sonra İstanbul'da ve Çanakkale'de olmak şahane geldi. Sıcak havalar enerjimi çok düşürüyor ve özellikle işten eve geldiğimde 1 saat dinlenmeden kendime gelemiyorum. Ama hem İstanbul'un hem Çanakkale'nin püfür püfür havası bana yaradı, enerji doldum, adeta oradan oraya bütün gün koşturdum da vücudum tık demedi. Çoğu kez hamile olduğumu bile unuttum, o kadar rahattım yani.
Beni uzun zamandır görmeyenler tarafından, "kilo almışsın biraz ama yakışmış" geyiğine maruz kaldım. Şimdi koca göbeğim olmadığı için hamile olduğumu belli etmememe mi sevineyim yoksa, bütün gün oturmaktan ön taraf yerine arka tarafta oluşan büyümeye mi üzüleyim :) Bazen düşünüyorum benim pambık göbekte değil de arka taraflarda bir yerde mi diye :)
Bir de teknik nedenlerden dolayı (süt yapımına hazırlık) üstteki bazı bölgelerde büyüme devam ediyor. Sanırım o da kilolu görünmeme neden oluyor. Zaten kullandığım bedeni mecburen büyütmüş oldum, sonumuz hayır olsun :)
Çok şanslıyım ki, eşimin ailesinin Çanakkale'de balık restaurantları var. Hal böyle olunca ilk günden bol bol, çeşit çeşit balık yedim. Doktorlar zaten balık yemeyi şiddetle tavsiye ediyorlar, bulmuşken taze balığı ben de değerlendirdim. Akşamına parmak aralarımda batmayla beraber kaşıntı başladı. El parmaklarım da şişti. Parmağımda alyansım da vardı, çıkartamadım, sabaha nasılsa iner diye yattım uyudum. Bu kızarıklık ve şişliğin neden olduğunu eşimle anlayamadık. Hava değişikliğimi başka bir şey mi? Balık desek, her gelişimizde bol bol yiyorum hiç birşey olmuyor.
Ertesi gün uyandığımda yüzük parmağım dışında bütün şişlerim inmişti. Yüzük parmağı daha da şişmiş hafif morarmalar başlamıştı. O an, akşam yüzüğümü çıkarmaya uğraşmadığıma pişman oldum. Uğraştım olmadı, bir yandan canım yanıyor, bir yandan gitti düğün alyansı, kestirmek zorunda kalacağız diye üzülüyorum :) En sonunda sıvı sabun, krem yardımıyla yüzükten kurtuldum. O gün bugündür ellerim şişmemesine rağmen korkumdan yüzük takmıyorum :)
Bu arada babamdan ve amcamdan da bu kaşıntı ve şişliğin nedenini öğrendik. Meğer sardalya, palamut gibi balıklar, 40 yıl önceki mayasılı bile ortaya çıkartabiliyormuş. Kaşıntı gibi yan etkileri olabiliyormuş. Benim çok şükür mayasılım yoktu ama sanıyorum hamilelikteki hormon değişikliklerinden sardalya yemek ağır geldi, vücut tepkisini gösterdi. Ama yerken çok tatlıydı derya kuzuları vallahi :)
![]() |
| Derya kuzusu bunlar |
15.-16. ve 17. Haftada Ben
15.-16. ve 17. Haftada Pambık
Artık bebişin ilk hareketlerini duyabiliyorum, harika bir duygu. 17. hafta itibariyle, o karnımın altındaki ara sıra olan hareketin, bağırsak hareketleri olmadığına kanaat getirdim. Bazen uçak kalktığı andaki gibi bir boşluk hissediyorum, bazen de baloncuk patlamış gibi. Uçuyor musun, zıplıyor musun yavru kartal?
Bu Haftanın Sözü
Bu aralar enteresan şekilde şu sıkıntın var mı, bulantın, ağrın var mı, halsizliğin, uykusuzluğun var mı, neee? hiç olmadı mı diye soranlara gayet iyiyim, sorunum yok demeye çekiniyorum. Korkuyorum nazar edecekler diye. Çok şükür idare ediyoruz diyorum :)
Hamileliği zorlu geçenlerin Allah yardımcısı olsun. Ama hamilelik hastalık değildir ki hiç güzelliği olmasın da hep şikayeti olsun?
18 Mayıs 2016 Çarşamba
9. ve 10. Hafta - İlk Kan Testi Kontrolleri
Geçen doktor randevumuzda, bebeği ve kesesini gördükten sonra, doktorumuz "Artık ufaklığın sağlıklı olduğunu gördüğümüze göre, kan testlerini yapabiliriz" demişti. Pambık biraz daha büyüsün diye 15 gün sonraya randevu verdi. Kan testleri aç karnına yapıldı, sonuçları ise aynı gün içinde çıktı. Peki ilk kan testimde hangi değerlere bakıldı?
Glukoz (Açlık)
Üre
Kreatinin
ALT (SGPT)
AST (SGOT)
Hemogram
TSH
Serbest T4
Toksoplazma IgG
Toksoplazma IgM
Rubella IgG (Kızamıkçık)
Rubella IgM (Kızamıkçık)
HBs Ag
Anti HCV
Anti HIV
VDRL (Kalitatif)
Kan Grubu ve Rh Tayini
İlk testler diğer özel hastanelerde ne kadar tutuyor bilmiyorum ama KKTC'de benim hastanemde, indirimim ile birlikte şu şekilde bir fatura çıkarıldı: 597 TL
Biz 9 aylık tüm tetkikleri ve kontrolleri içeren, "Gebelik Takip Paketi" satın aldık. O nedenle artık tek tek fiyatlar ilgi alanımızdan çıktı.
Kan sonuçlarımın hepsi normal değerlerde çıkmış. Hatta doktorum çok beyaz tenli olduğum ve biraz solgun göründüğüm için, beklentimin üzerinde iyi değerlerin dedi. Tiroitlerimde sorun yok. Kızamıkçık bağışıklığım görünüyor, küçükken geçirmişim. (Su çiçeğini, kaba kulağı hatırlıyordum ama kızamıkçığı hatırlamıyordum, anneme sorayım bir :) Toksoplazma yani çiğ etten, salam, sosisten, kedi pisliğinden bulaşabilen bir hastalık. Sağlıklı yetişkinlerde sorun teşkil etmiyormuş ancak, gebelikte bebeğe geçmesi, bebeğin kör, sağır, zeka geriliği yaşamasına ve düşük, erken doğuma neden olabiliyormuş. Genelde kedi-köpek besleyenlerin bağışıklığı oluyormuş ancak bende bağışıklık çıkmadı. Şükür ki, vücudumda bu bakteriye de rastlanmadı. Ama bağışıklığım olmadığı için, çiğ etten, sosis, salamdan, kedi köpek pisliği bulaşabilecek ortamlardan uzak durmaya, sebzeleri sirkeli su ile yıkamaya devam etmem gerekiyormuş. Aids gibi bulaşıcı hastalığım yok çok şükür. Zaten KKTC'de yabancı uyruklu sayıldığımız için her yıl Aids ve Hepatit gibi bulaşıcı hastalıkların taramasını yaptırıyoruz. Eğer çıkarsa, çalışma iznimiz iptal edilip, sınır dışı ediliyoruz. Kan Grubum, ehliyetim olduğu için belliydi : B Rh + Ama birçok hastada, ehliyette yazılı olan kan grubu yanlış çıkabiliyormuş. Düşünsenize Allah korusun kaza geçiriyorsunuz acil müdahale olacak.
Benim kan grubum, doğru çıktı. Kan grubu sınıfım pozitif olduğu için eşimin kan grubuna bakmaksızın, kan uyuşmazlığımız da olmamış oldu. Eğer benim negatif, eşimin pozitif olsaydı, uyuşmazlığımız olacaktı.
Kan sonuçlarından sonra Pambığı görmek için ultrasona bakıldı. 10 Mayıs 2016 tarihinde, 9+2 haftalıkken bizim pambık 2,36 cm olmuş. Ne çabuk büyüyor maşallah. Kalbi dakikada ortalama 160 kez atıyor. Haftası ile uyumlu bir gelişmesi varmış. Şükürler olsun. Minnacık bir insan var orada ama usg de kalp atışı hareketi fark ediliyordu. Hatta bacakları mini minnacık ama belirgindi koca kafamın :)
Doktorumuzdan 12. haftada gitmek üzere 15 gün sonraya randevumuzu aldık. İkili test yapılacakmış. Yani ense kalınlığı ölçümü ve down sendromu sonuçlarına bakılacakmış.
9. ve 10. Haftada Ben
Hafif hafif kasıklarda ağrı olmasa, üzerimden tır geçmiş gibi yorgunluk ve uykusuzluk halim olmasa, hamileyim demeyeceğim. Çok şükür şu haftaya kadar ne öğürme, ne bulantı, ne yaşam kalitemi etkileyecek bir şey oldu. Ben böyle dedikçe Aşk, kendine nazar değdireceksin deyip duruyor. Olmaz bir şey inşallah. Allah'a emanetiz. Yemekler ile ilgili iştahsızlığım devam ediyor ama yine de canımın istediği herşeyi yiyebiliyorum. Bu haftaki favorilerim lahmacun, simit, kumpir, peynir, karpuz ve acı biber. Peyniri canım çok istiyor, ama öyle beyaz peynir değil, Cheddar, Edam, Gouda olacak. Hiç birini bulamazsam, kaşar peyniri de olsa yeter. Annemin karnından Cheddar peyniriyle mi doğmuşum mübarek :) Tombik acı biber... Görünce ağzım sulanıyor resmen. Midemin yanmayacağını bilsem, kahvaltıda da yemek istiyorum. 2 günde bir kavanozu bitireceğim az kaldı. Ama turşu istemiyorum mesela, acı biber olacak sadece. Şimdi bu duruma göre, ye ekşiyi doğur Ayşe'yi ise, ye tatlıyı doğur Hakkı'yı ise, ye acıyı doğur ....? Neyi acaba? Hacıyı mı bacıyı mı bilemedim gitti :)
9. ve 10. Haftada Pambık
Sevgili Pambığım, ellerini ve bacaklarını oynatabiliyorsun artık. Hayır minnacık şeysin bir de hıçkırabiliyorsun, gülesim geliyor :) El ve ayak parmakların da artık tamamen birbirinden ayrılmış. Kemik oluşumun da başlamış, köprücük kemiğin var ya, işte o gelişiyor minnak. Ben en çok parmak izinin oluşmuş olmasına şaşıyorum. Hangi elini kullanacağın da artık belli, ben sağlak, Aşk sağlak olduğuna göre sen de sağlaksındır herhalde. Bir de tekme atmaya başlamışsın. Popçu mu olacaksın, topçu mu olacaksın :) Daha çok miniksin anlayamam tekmelerini ama büyüyünce acıtmadan vur tamam mı? Ve artık embriyo demiyor doktor amca sana, büyüdü o, koskocaman fetüs oldu diyor. Hey maşallah.
12 Mayıs Perşembe sabahı yani kontrolümden 2 gün sonra her zamanki gibi sabaha karşı 4 sularında wc ye gitmek için uyandım. Gittiğimde bir baktım ki, kanamam var hem de pıhtı şeklinde. Hiç bir ağrım, belirtim de yoktu. Açıkçası çok korktum. Eşimi uyandırdım, hastaneye gittik hemen. Nasıl bir korkuydu anlatamam size. Hastaneye vardığımızda, hemen yatışa aldılar beni, doktoruma ulaştılar. Sağ olsun gecenin 5'inde cevap vermiş. Yapılması gerekenleri söylemiş. Hemşire damar yolu açtı, önlem amaçlı serum bağladı. Bir de kalçadan düşük önleyici, kanamayı durdurucu iğne vurdu. İğne çok acıdı ve yaktı ama üzüntümden onu dert edecek halde değildim. Bana hemşireler soruyor, ne kadar kan geldi, yarım su bardağı? bir su bardağı? O kadar değildi, yarım çay bardağı kadardı tahminim. Sonrasında hemşire sakinleştirdi bayağı beni, merak etme diye. Ama usg ye girip bebeğin sağlıklı olduğunu görene kadar ne yapsam endişem geçmeyecekti.
Yaklaşık 2 saat sonra doktorum geldi. Beni hemen ultrasona aldı. Pambık oradaydı işte... Pıt pıtlarıda gayet iyiydi. Kesede de kanama yoktu, eee neredeydi bu kanama? Çok şükür kesede de, bebekte de bir şey yoktu. Doktor bir süre daha kanamanın devam edebileceğini, endişe etmememi istedi. Hamileliğin ilk 3 ayında bu şekilde kanama olabiliyormuş. Ben daha önce olmasını beklerdim ama 3 aydan sonra olmasından iyidir dedi. Endişelerimiz azalmış bir şekilde ayrıldık.
Bu Haftanın Sözü
Düşük korkusu çok zor bir şeymiş. Allah'ım tüm bebek bekleyenlere sağlıklı hamilelikler geçirmesini ve bebeklerini sağlıkla kucağına almasını nasip etsin. Amin.
16 Mayıs 2016 Pazartesi
8. Hafta - Pambık ve Pıt Pıtlar
28 Nisan 2016 Perşembe günü, Aşk ile 2. doktor randevuma gittik. Doktor bizi hemen ultrasona aldı, bakalım ufaklık ne yapıyormuş, görelim dedi. Ve 7+4 'teyken, karından ultrason ile, sadece 1,03 cm'lik mini minnacık pambığımı gördük. Küçücük bir kese içinde minnacık bir insan. Sonra kalp atışını dinletti bize, pıt pıt, pıt pıt... Ne kadar da hızlı. Onu duydukça ben daha da heyecanlandım. Ama bir baktım ki, Aşk benden de heyecanlı, şaşkınlıkla ekrana bakıyor :)
Çok şükür ki, bebeğin de benim de durumumda endişe edilecek bir şey yokmuş. Ne kadar da güzel ve rahatlatıcı bir haber... Bu nedenle nasıl besleniyorsam, ne yapıyorsam, yapmaya devam edebilirmişim.
8. Haftada Ben
Gaz problemi nedeniyle göbeğim inanılmaz şişti. Yoğun bir şekilde yorgunluk hissetme ve uykuya düşkünlüğüm devam ediyor. Geceleri bazen kabusla uyanıyorum, sonra da uzun süre uyuyamıyorum. Tam uyudum dediğimde, işe gitmek için kurduğum alarmım çalıyor. İş yerinde de bastırmaya çalıştığım hep uyku hali. Şu 3 aya kadar çaktırmamayı başarabilirsem, 3 ay sonunda iş arkadaşlarıma söyleyeceğim.
8. Haftada Pambık
Pambık, dilin, dudakların, burnun gelişmeye devam ediyormuş. Göz kapakların da oluşuyormuş. Dişlerin de oluşmaya başlıyormuş, ne ilginç değil mi? Doğduktan aylar sonra çıkacaklar ama şimdiden oluştu bile. Daha hissedemiyorum ama, ilk hareketlerini yapmaya başlamışsın bile. Yap pambığım yap, hopla zıpla, meydan boş nasılsa, sana tahsis edildi :)
Bu Haftanın Sözü
Bir soğukluk, iştahsızlık geldi birçok yiyeceğe karşı. Çikolatayı bile yemek istemiyorum. Hamilelikten önce, gün gelecek çikolatayı canın istemeyecek diye söyleseler, inanmazdım :)
Doktorumuz ilk kan testlerimi yapmak için, 15 gün sonraya randevu verdi. Aç karnına gideceğim. Bakalım 15 gün sonra 1 santimlik pambığım ne kadar büyümüş olacak?
10 Mayıs 2016 Salı
7. Hafta - Kese Göründü
Gebeliğin kanıtı kan tahlillerinden sonra ilk doktor randevum 18 Nisan 2016'da oldu. Yani SAT'a göre 6 hafta ve 1 günlükken. Doktor kan testini gördükten sonra, bizi ultrason odasına aldı. Aşk'ta ben de çok heyecanlıydık.Ultrason için sedyeye uzandığınızda, doktor karnınıza özel sıvıdan sürüyor ve ultrason aparatıyla karnınıza hafif bastırarak yerini arıyor. 6+1 de karından ultrason ile sadece 0,96 cm olan o keseciği gördük.
Çok değişik bir duygu, tarif etmek zor. Pambık, usg de görünmeyecek kadar ufak ama herşeyin yolunda gittiğini gösteren kese işte orada.
İlk randevuda doktor hamilelik geçmişinizi, hayat alışkanlıklarınızı, şikayetlerinizi soruyor. Eğer düşük vb. sorunlar daha önce yaşandıysa, ona göre ilaç vb. tavsiyeleri oluyor. Benim ilk gebeliğim ve çok şükür ki daha önce herhangi bir düşük hikayem olmadı. O nedenle, belki de her hamile için geçerli olan tavsiyeleri bana da şu şekilde verdi:
- Günde 1 kere folik asit içmelisin. Bu ilk 3 ay bebeğin gelişimi açısından çok önemli.
- Çiğ etten, iyi yıkanmamış sebze-meyveden, güvenmediğin yerlerde yemek yemekten sakınmalısın.
- Bol bol su içmelisin.
- Sigara-alkol yok. Günde 1 fincan kahve içilebilir.
- Kedi-köpek pisliği olabilecek yerlerden mümkün olduğunca uzak durmalısın. Eğer evcil hayvanınız varsa, temizliğini, kumunu değiştirmeyi başka birine devretmelisin.
- Geri kalan herşeye, daha önce nasıl devam ediyorsan, öyle devam edebilirsin.
7. Haftada Ben
Ara ara kahverengi akıntılarımın olması beni korkutmuştu. Ancak doktorum bunun normal sayılabileceğini, kırmızıya dönmedikçe sorun teşkil etmeyeceğini söyledi ve beni rahatlattı. Kasıklarda hafif batmalar var. Uyku isteği, yorgunluk hat safhada devam ediyor. Bulantı yok, kusma yok, yuppii :) Bazı kokular rahatsız edebiliyor beni. Sanki wc'ye gidişlerim de azaldı. Ohh oh iyi :)
7. Haftada Pambık
Böğürtleni andırıyormuşsun. Off çok da severim dalından yemeyi. Bu hafta göz rengini oluşturan pigmentasyon başlamış bile. İnşallah ileride baba diyeceğin Aşk gibi güzel masmavi gözlerin olur. Tamam, tamam sağlıklı olsun da, bana benzeyip ela da olsa kabul :)
Bu Haftanın Sözü
Canım en çok Vienetta çekiyor! Soğuk soğuk çikolatalı... Başka birşey yemesem de olur.
Doktorumuz, pambığımızı görmek ve pıt pıt kalp atışlarını duymak için 10 gün sonra tekrar çağırdı. Geç 10 gün geç, geç, geç...
6 Mayıs 2016 Cuma
5. ve 6. Hafta - İki Çizgi
5 Nisan 2016 Salı sabahı, testteki iki çizgi ile varlığını öğrendim. Aslında vücudumdaki değişikliklerden dolayı, bir şeylerin olduğunu hissediyordum. Fakat Pambığın bu kadar çabuk bizimle olmak isteyebileceğini de tahmin edemiyordum doğrusu. Emin olmak ve sevdiceğime sürpriz yapabilmek için, o gün kan testi yaptırdım. Kan testinde Beta HCG değerine bakıyorlar. Eğer 10'un üzerindeyse, hamileliğin varlığı belli olmuş oluyor. Benim sonucun 189 çıktı. Doktorumun da onaylaması ile gebeliğim kesinleşmiş oldu.
Bu haberi sevdiceğime verebilmek için ne yapabileceğimi düşündüm. Ufak bir yenidoğan patiği/ayakkabısı alıp not ekleyerek hediye etmek! İşten öğle arası için çıktım, Lefkoşa'daki bildiğim neredeyse bütün bebek mağazalarını dolaştım. Yok... Cinsiyetsiz bebek patiği yok. Hepsi ya pembe, ya mavi, ya tamamen erkek bebek için, ya da süslü püslü kız bebek için üretilmiş. Ama bizim Pambığın cinsiyeti daha belli değil ki? Tam ümidimi kesiyorken, bir mağazada çok hoşuma giden sade, beyaz, şirin bir patik buldum. Hem de zilli. Pambık ilk hareketlerini yaptığında çın çın ses çıkartacak :)
Patiği hemen satın aldım ve paketledim. İçine de bir not düştüm:
"Sevgili Babacığım, Daha Çok Miniğim. Benim İçin Dua Et De, Sağlıkla Geleyim..."
O gün yemeği eşimle dışarıda yedik. Hiç beklemediği anda, sana hediye aldım ki, diyerek uzattım. Açınca ve notu okuyunca ilk başta inanamadı.
-- Ne yani şimdi ben baba mı olacağım?
-- Eee... Yani, bana inanmadıysan bak kanıtı burada. (Test sonucunu uzattım.)
-- ?!?!?!?!
Sonrası mutlu, sonrası sevinçli, bulutların üstünde...
5. ve 6. Haftada Ben
En büyük problemim gaz sıkıntısı ve sık idrara çıkma. Ofiste resmen yarım saatte bir wc ye gitmem gerekiyor. Su içmek istiyorum, ağzım kuruyor, wc ye gitmem gerekecek diye korkuyorum :) Onun dışında kasıkta iğne gibi batma, belime vuran ağrılar, göğüslerde şişkinlik ve hassasiyet. Ama hiçbirisi dayanılmayacak gibi değil. Çok Şükür...
Kendime NOT: Hamilelik serüvenime 1,74 boy, 64 kilo ile başlamış bulunmaktayım.
5. ve 6. Haftada Pambık
Pambık daha susam kadarmışsın. Beynin omuriliğin, sinirlerin ve omurgaların oluşmaya başlamış. Kalp ve dolaşım sistemin de oluşuyormuş. Ve daha sadece 6-8 mm kadarmışsın. İnsanın aklı ermiyor. Bir susam tanesinde bu kadar gelişmenin olabileceğine.
Bu Haftanın Sözü
Çok yorgun hissediyorum, uykuya doyamıyorum.
İnşallah 9 ay boyunca takibimi yapacak olan doktoruma karar verme aşamasındayım. Haftaya randevum var. Herşey yolunda giderse, bakalım Pambığın kesesini görebilecek miyiz?
5 Mayıs 2016 Perşembe
Merhaba 3 kişilik Hayat
İçimde büyüyen, mini minnacık bir pambık var :) Daha çok ufak, hatta ultrasonlarda gördüğüm, duyduğum haricinde henüz varlığını hissedemiyorum bile. Ama orada, Allah'ın izniyle sağlıcakla büyüyecek, biliyorum.
Sevgili eşim, bitanemle, aşk ile hayatımızı birleştireli tam 3,5 yıl oldu. 3,5 yıl boyunca, hislerimize, hissettiklerimize güvenip, hiç bebek isteğinde olmadık. Ama bir zaman geliyormuş ve insan kendini bir bebeğe sahip olmaya hazır hissediyormuş.
Biz de artık hazır hissediyoruz dedikten tam 1 ay sonra geldin bize. Sende mi büyük bir hevesle bekliyordun acaba gelmeyi? Gönülden isteyerek, dileyerek, bir aşk bebeği olarak hiç bekletmeden geldin, Şükürler olsun.
En büyük hayallerimden biriydi, senin için tutacağım bir günlük. Şimdi bir yandan, inşallah ileride sana verebilmek üzere günlüğünü tutuyorum, bir yandan da bu mutluluğu, bu heyecanı herkesle paylaşabilmek için büyük bir hevesle bu bloğu hazırlıyorum...
Pambığım, dilerim sorunsuz bir hamilelik süreci geçirip, seni sağlıkla kucağımıza alabiliriz.
Bu süreçte sizler de benden dualarınızı, iyi dileklerinizi, tecrübelerinizi ve desteklerinizi esirgemezsiniz değil mi?
Sevgilerle.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















