24 Haziran 2016 Cuma

13.-14. Hafta - Pambık Kız Mı, Erkek Mi?

Yok benim pambığım terbiyelidir, yapmaz böyle şeyler :)
Bebek haberini aldıktan sonra, en merak ettiğimiz şey, bebeğin cinsiyeti oluyor. Her ne kadar kız olsun, erkek olsun farketmez, yeter ki sağlıklı olsun desem de, gerek ufak tefek alışverişler yapabilmek için, gerekse, isim düşünebilmek için merak ediyordum. Eskiden insanlar 9 ay boyunca cinsiyeti öğrenmeden bebeklerini kucaklarına alıyorlarmış. Şimdiler de ise, ortalama 16 haftalıkken, bebeğin duruşu da müsaitse, cinsiyet belli olabiliyor. Daha önceki haftalarda fark edince, söyleyip söylememek  doktorun insiyatifinde. Bazı doktorlar, özellikle kız çocuğu olduğunda, erken haftalarda, aileye söylememeyi tercih ediyorlarmış. Çünkü, maalesef ki zihniyeti bozuk insanlar, bebeği aldırmaya çalışıyorlarmış.

Aslında cinsiyet en başından beri belli. Bebeğin gelişimine bağlı olarak biz bu haftalarda görebiliyoruz. Babadan aldığımız kromozom, bebeğimizin cinsiyetini belirliyor. Yani, çoğu bilgisiz kesimin, kız bebek doğurdu diye anneye yüklenmesi kadar saçma bir şey yok. Bu konular geçtiğinde, hep aklıma şu karikatür gelir, gülerim :)


Halk arasında  cinsiyet tahmini ile ilgili birçok inanış var. Hadi bakalım benim bebişin cinsiyeti ne oluyormuş?

14 Haziran 2016 Salı

11. ve 12. Hafta - İkili Test


1. Trimester'ın son yazısından Merhabalar Efendim. Trimesterı benim gibi yeni öğrenenler için, Latincede "üç ay" demekmiş. Tıp, gebeliği 3 aylık dönemlere ayırıyor. 1. Trimester, yani ilk 3 aylık dönemde, bebişlerin organ gelişimi başlıyor ve sonrasında tamamlanıyor, biz anniş adayları da bu süreçte "Ne oldum yahu" oluyoruz. Vücudumuz bu süreç ile tanışıyor ve alışmaya çalışıyor. Benim de bu hafta itibariyle, 12 haftam yani gebelikteki ilk 3 ayım bitmiş oluyor, yehuu, kaldı geriye üçte ikisi.

Bundan sonra daha keyifli, daha az sıkıntılı, bulantısız bir 3 ay geçirecekmişiz. Hadi inşallah. Bu arada ilk 3 ayı, bulantısız, kusmasız, öğürmesiz geçirdiğime göre, oldukça şanslı %30'luk kesime denk geldiğimi söyleyebilirim. Çünkü hamilelerin %70'i bulantı sorunu yaşıyormuş.

Ve mutlu haber. Doktorum ilk 3 ay Pambık minik olduğu için kilo almazsın dese de, iştahım açılır, homini gırtlak yerim ya da metabolizmam tuhaflaştığı için var olan kilomu koruyamam diye korkuyordum. Eee daha önümüzde uzun bir süreç var, ilk aylardan 2-3 kilo alırsak, işimiz zor. Malum bulantım yok, birçok yiyecekten soğusam da, hafif iştahsızlık olsa da, gayet güzel karnımı doyuruyorum. Yalnız hamileliği öğrendiğimizden beri, akşam yemeklerini en geç akşam 7'de yemiş oluyoruz. Sonuç: 12 hafta sonunda Başlangıç kilomdan fark +0 .

Tabi kilom artmadı diye göbek yok sanmayın. Şekil A'da görüleceği üzere, gazım var benim gazım! Sabahları daha normal boyutlarda olan göbüş, akşama doğru şaha kalkıp 5 aylık konumuna geçiyor. Tüpraş tesisleri gibi dolaştığım doğrudur.

Şekil A  :)


27 Mayıs 2016 günü ikili test yaptırmak üzere hastanemize geldik. İkili test için aç karnına olmak gerekmiyor hatta doktorumuz özellikle kahvaltı yapıp gelmemi istedi. Bende güzelce kahvaltımı yaptım, hatta sarelleli ekmeğimi yeyip bol bol da su içtim :) Her zamanki ultrason makinası kullanılarak, karından ense kalınlığı, boy, kol, kafa gibi ölçümler yapıldı. Ense kalınlığı olması gereken değerler içerisindeymiş. Pambık 4,5 cm i geçmiş. Kolu, bacağı kıpır kıpır. Hatta ultrasondayken birkaç kez zıpladı, zıplayan bebek yapmışlar :) Bir maşallahınızı alırım. Sanırım Sarelle işe yaramış. İkili testin tamamlanabilmesi için, kan vermek de gerekiyor. Bir tüp kan verdim. Sonuçlar yüzdelik değerler ile çıkacakmış. Bu değerler bebeğim Down sendromlu olma riskini gösteren değerler. Biz Kıbrıs'ta olduğumuz için, sonuçlar Ankara'daki bir laboratuvara gönderilecekmiş. Dolayısıyla sonuçlarımın gelmesi bir haftayı bulacakmış. (Yaklaşık 10 gün sonra kan sonuçlarım geldi. Çok şükür bebişin riski düşük değer olarak sayılıyormuş.)

Doktorumuz fıldır fıldır hareket eden bebişimiz için cinsiyet tahmininde de bulundu. Ama kesin sonuç, 15 gün sonraki kontrolümüzde belli olacak.

11. ve 12. Haftada Ben

Yemeklere karşı iştahsızlığım devam ediyor ama yine de herşeyden azar azar yiyebiliyorum. Karpuzu usanmadan, bıkmadan yiyorum. Bu hafta ara ara sancı giriyor, saniyelik ama şiddetli. Şöyle bir irkiliyorum ama Allah'tan çok kısa sürüyor. Rahim büyüdüğü için bu tarz ağrılar normalmiş. Mide yanmalarım başladı. Ara ara reflüye benzer yanma oluyor. Göbeğim şişmesine rağmen, hala eski kıyafetlerimi giyebiliyorum. Hamile olduğumu bilmeyenlerden farkeden henüz olmadı.

11. ve 12. Haftada Pambık

Ses tellerin oluşuyormuş, esniyormuşsun, çeneni oynatıyormuşsun. Hatta baş parmağını emiyorrmuş benim pambığım. Bu haftalarda çok hızlı büyüyormuşsun kuzucuk. Uyusun da büyüsün.

Bu Haftanın Sözü

Yapılan testlerin sonucunu beklemek ne kadar endişe vericiymiş. 10 gün boyunca, her ne kadar içimi ferah tutmaya çalışsam da, ya sonuçlar riskli çıkarsa diye içim içimi yedi.


Doktorumuz, ilk üç ay boyunca kullandığım Folik Asiti artık bırakabileceğimi söyledi. Bir sonraki kontrole ve testlere kadar herhangi bir hap kullanmama gerek yokmuş. Sağlıklı beslenebildiğim ve bulantım olmadığı için, vitamin de olsa gereksiz yere hap vermemesine sevindim açıkcası. Doktorumu seviyorum ;)

26 Mayıs 2016 Perşembe

Erken Hamilelik Belirtileri



Henüz ilk hamileliğim olmasına rağmen, gebelik testi yaptırmadan çok önce, erken hamilelik belirtilerini hissetmeye başlamıştım. Bazı kadınlarda hamilelik belirtisi hissedilmezken, bazılarında ise açıkça belli oluyormuş. Sanırım ben ilk andan itibaren, hissedenlerden oldum. Belirtiler adet dönemi öncesi belirtiler ile karıştırılabiliyor denilse de, testte çift çizgiyi görmeden emin olamazsınız denilse de, vücudumdaki farklılıkları fark edememem imkansızdı.

Karın ve Kasıklarda Batma, Sancı : Normalde adet döneminden 2-3 gün önce olan hafif sancı ve ağrılarım, BAT'tan (Beklenen adet tarihi) yaklaşık 10 gün önce ve çok şiddetli oldu. İki gün boyunca kıvrandığımı hatırlıyorum. Hamile olabileceğimden şüphelendiğim için ağrı kesici kullanamadım. Mecburen, bitki çayları, sıcak su torbası ve istirahat ile geçmesini bekledim.

Memelerde Büyüme ve Hassasiyet : Yine BAT'tan 10 gün önce başlayan ve 9. haftalara kadar süren, memelerde hassasiyet oluştu. Dokunulmuyor, birine sarılsam dahi acıyordu. Buna, büyüme de eklendi. Bariz bir şekilde iç çamaşırına sığmamaya başladı. Bunun çaresini de eve gelir gelmez çamaşırı çıkartmakta buldum.

İştahın Açılması : İlk bir ay, henüz hamileliğim resmiyete dökülmemişken, yeyip, yeyip doymama durumum oluştu. Yemek yedikten 15 dakika sonra, sanki hiç yememiş gibi oluyordum, midem kazınıyordu. Engellenemeyen bir açlık... Az az, meyve, kuruyemiş ağırlıklı beslenerek, bol su içerek bu iştah dolu günlerin bastırılmasını sağladım.

Sık İdrara Çıkma :  Ofisimizdeki tuvalet hemen yanı başımızda bulunuyor. Gün içerisinde yarım saatte bir wc ihtiyacım doğuyordu. Varın siz düşünün gerisini. Ağızda kuruluk, hararet ve su içme isteği olduğu için, mecburen su içiyordum. İçtikçe tuvalet yolları taştan :) Baktım başa çıkamıyorum, artık işte wc ye gitmekten yoruldum, ofiste içtiğim suyu azalttım ve ufak yudumlar ile tüketmeye çalıştım. İçmem gereken suyu ise eve gittiğimde, geceye kadar içiyordum. Tabi onda da gece uykularımı bölen tuvalet ihtiyaçları doğuyordu. Ben bu ayarı tutturana kadar 9. haftaya ulaştım. 9. haftadan sonra idrara çıkmalarım azaldı ve böylece bir nebze olsun rahata kavuştum.

Ruhsal Değişiklikler, Stres, Gerginlik : Çok fazla yaşamamakla birlikte, bazı günler yanıma kimse gelmesin, kimse soru sormasın, benimle mümkünse konuşmasın isteğim oluyordu. Evde olan en ufak şeylere bir kaç kez aşırı tepki gösterdim. Ama çok şükür ki, bir elin parmağını geçmeyecek olaylardı bunlar. Stresi ve gerginliği, kafamı hep bir şeylerle meşgul ederek, kitap okuyarak, boyama yaparak, evdeki kuşlarımızla ve çiçeklerimizle ilgilenerek ve sık sık temiz havada yürüyüş yaparak aşabildim.

Kahverengi Lekelenme: BAT'tan 3-4 gün önce adet kanamasına benzemeyen, kahverengi lekelenmeler olmuştu.

Gaz :   İlk 1 ay içerisinde inanılmaz gaz sorunum oldu.  Karnım sürekli bir guruldama halinde, zaten şişti, ama asıl sorun sürekli gazın çıkmak istemeseydi  :) 2. ve 3. ay itibariyle şişkinlik ve gaz sorunu devam ediyor ama en azından hafifledi ve kontrol altına alındı :)

İdrarın Renginde ve Kokusunda Değişme : Yine BAT'a yakın idrar rengi bulanıklaştı, kokusu değişti.

Halsizlik ve Uyku İsteği : İlk günlerde başlayıp, ilk trimesterın sonuna kadar bitmeyen halsizlik ve uyku isteği durumu. Normalde de uykuyu çok seven birisiyimdir ama bu karşı koyulamayan bir şey. Saat akşam 9 da uykuya yenik düşüyordum.

Bu belirtiler, bende gerçekleşen henüz test yaptırmadan önce farkettiğim değişiklikler. Bunun dışında bazı kadınlarda baş dönmesi, mide bulantısı, kokulara karşı hassasiyet, yiyeceklerden tiksinme, sivilce artışı da yaşanıyormuş.

Hamilelik, en başından itibaren oldukça zorlu bir süreç vesselam...


18 Mayıs 2016 Çarşamba

9. ve 10. Hafta - İlk Kan Testi Kontrolleri


Geçen doktor randevumuzda, bebeği ve kesesini gördükten sonra, doktorumuz "Artık ufaklığın sağlıklı olduğunu gördüğümüze göre, kan testlerini yapabiliriz" demişti. Pambık biraz daha büyüsün diye 15 gün sonraya randevu verdi. Kan testleri aç karnına yapıldı, sonuçları ise aynı gün içinde çıktı. Peki ilk kan testimde hangi değerlere bakıldı?

Glukoz (Açlık)
Üre
Kreatinin
ALT (SGPT)
AST (SGOT)
Hemogram
TSH
Serbest T4
Toksoplazma IgG
Toksoplazma IgM
Rubella IgG (Kızamıkçık)
Rubella IgM (Kızamıkçık)
HBs Ag
Anti HCV
Anti HIV
VDRL (Kalitatif)
Kan Grubu ve Rh Tayini

İlk testler diğer özel hastanelerde ne kadar tutuyor bilmiyorum ama KKTC'de benim hastanemde, indirimim ile birlikte şu şekilde bir fatura çıkarıldı: 597 TL


Biz 9 aylık tüm tetkikleri ve kontrolleri içeren, "Gebelik Takip Paketi" satın aldık. O nedenle artık tek tek fiyatlar ilgi alanımızdan çıktı.

Kan sonuçlarımın hepsi normal değerlerde çıkmış. Hatta doktorum çok beyaz tenli olduğum ve biraz solgun göründüğüm için, beklentimin üzerinde iyi değerlerin dedi. Tiroitlerimde sorun yok. Kızamıkçık bağışıklığım görünüyor, küçükken geçirmişim. (Su çiçeğini, kaba kulağı hatırlıyordum ama kızamıkçığı hatırlamıyordum, anneme sorayım bir :) Toksoplazma yani çiğ etten, salam, sosisten, kedi pisliğinden bulaşabilen bir hastalık. Sağlıklı yetişkinlerde sorun teşkil etmiyormuş ancak, gebelikte bebeğe geçmesi, bebeğin kör, sağır, zeka geriliği yaşamasına ve düşük, erken doğuma neden olabiliyormuş. Genelde kedi-köpek besleyenlerin bağışıklığı oluyormuş ancak bende bağışıklık çıkmadı. Şükür ki, vücudumda bu bakteriye de rastlanmadı. Ama bağışıklığım olmadığı için, çiğ etten, sosis, salamdan, kedi köpek pisliği bulaşabilecek ortamlardan uzak durmaya, sebzeleri sirkeli su ile yıkamaya devam etmem gerekiyormuş. Aids gibi bulaşıcı hastalığım yok çok şükür. Zaten KKTC'de yabancı uyruklu sayıldığımız için her yıl Aids ve Hepatit gibi bulaşıcı hastalıkların taramasını yaptırıyoruz. Eğer çıkarsa, çalışma iznimiz iptal edilip, sınır dışı ediliyoruz. Kan Grubum, ehliyetim olduğu için belliydi : B Rh +   Ama birçok hastada, ehliyette yazılı olan kan grubu yanlış çıkabiliyormuş. Düşünsenize Allah korusun kaza geçiriyorsunuz acil müdahale olacak.

Benim kan grubum, doğru çıktı. Kan grubu sınıfım pozitif olduğu için eşimin kan grubuna bakmaksızın, kan uyuşmazlığımız da olmamış oldu. Eğer benim negatif, eşimin pozitif olsaydı, uyuşmazlığımız olacaktı.

Kan sonuçlarından sonra Pambığı görmek için ultrasona bakıldı. 10 Mayıs 2016 tarihinde, 9+2 haftalıkken bizim pambık 2,36 cm olmuş. Ne çabuk büyüyor maşallah. Kalbi dakikada ortalama 160 kez atıyor. Haftası ile uyumlu bir gelişmesi varmış. Şükürler olsun. Minnacık bir insan var orada ama usg de kalp atışı hareketi fark ediliyordu. Hatta bacakları mini minnacık ama belirgindi koca kafamın :)

Doktorumuzdan 12. haftada gitmek üzere 15 gün sonraya randevumuzu aldık. İkili test yapılacakmış. Yani ense kalınlığı ölçümü ve down sendromu sonuçlarına bakılacakmış.

9. ve 10. Haftada Ben

Hafif hafif kasıklarda ağrı olmasa, üzerimden tır geçmiş gibi yorgunluk ve uykusuzluk halim olmasa, hamileyim demeyeceğim. Çok şükür şu haftaya kadar ne öğürme, ne bulantı, ne yaşam kalitemi etkileyecek bir şey oldu. Ben böyle dedikçe Aşk, kendine nazar değdireceksin deyip duruyor. Olmaz bir şey inşallah. Allah'a emanetiz. Yemekler ile ilgili iştahsızlığım devam ediyor ama yine de canımın istediği herşeyi yiyebiliyorum. Bu haftaki favorilerim lahmacun, simit, kumpir, peynir, karpuz ve acı biber. Peyniri canım çok istiyor, ama öyle beyaz peynir değil, Cheddar, Edam, Gouda olacak. Hiç birini bulamazsam, kaşar peyniri de olsa yeter. Annemin karnından Cheddar peyniriyle mi doğmuşum mübarek :) Tombik acı biber... Görünce ağzım sulanıyor resmen. Midemin yanmayacağını bilsem, kahvaltıda da yemek istiyorum. 2 günde bir kavanozu bitireceğim az kaldı. Ama turşu istemiyorum mesela, acı biber olacak sadece. Şimdi bu duruma göre, ye ekşiyi doğur Ayşe'yi ise, ye tatlıyı doğur Hakkı'yı ise, ye acıyı doğur ....? Neyi acaba? Hacıyı mı bacıyı mı bilemedim gitti :)



9. ve 10. Haftada Pambık


Sevgili Pambığım, ellerini ve bacaklarını oynatabiliyorsun artık. Hayır minnacık şeysin bir de hıçkırabiliyorsun, gülesim geliyor :) El ve ayak parmakların da artık tamamen birbirinden ayrılmış. Kemik oluşumun da başlamış, köprücük kemiğin var ya, işte o gelişiyor minnak. Ben en çok parmak izinin oluşmuş olmasına şaşıyorum. Hangi elini kullanacağın da artık belli, ben sağlak, Aşk sağlak olduğuna göre sen de sağlaksındır herhalde. Bir de tekme atmaya başlamışsın. Popçu mu olacaksın, topçu mu olacaksın :) Daha çok miniksin anlayamam tekmelerini ama büyüyünce acıtmadan vur tamam mı? Ve artık embriyo demiyor doktor amca sana, büyüdü o, koskocaman fetüs oldu diyor. Hey maşallah.


12 Mayıs Perşembe sabahı yani kontrolümden 2 gün sonra her zamanki gibi sabaha karşı 4 sularında wc ye gitmek için uyandım. Gittiğimde bir baktım ki, kanamam var hem de pıhtı şeklinde. Hiç bir ağrım, belirtim de yoktu. Açıkçası çok korktum. Eşimi uyandırdım, hastaneye gittik hemen. Nasıl bir korkuydu anlatamam size. Hastaneye vardığımızda, hemen yatışa aldılar beni, doktoruma ulaştılar. Sağ olsun gecenin 5'inde cevap vermiş. Yapılması gerekenleri söylemiş. Hemşire damar yolu açtı, önlem amaçlı serum bağladı. Bir de kalçadan düşük önleyici, kanamayı durdurucu iğne vurdu. İğne çok acıdı ve yaktı ama üzüntümden onu dert edecek halde değildim. Bana hemşireler soruyor, ne kadar kan geldi, yarım su bardağı? bir su bardağı? O kadar değildi, yarım çay bardağı kadardı tahminim. Sonrasında hemşire sakinleştirdi bayağı beni, merak etme diye. Ama usg ye girip bebeğin sağlıklı olduğunu görene kadar ne yapsam endişem geçmeyecekti.

Yaklaşık 2 saat sonra doktorum geldi. Beni hemen ultrasona aldı. Pambık oradaydı işte... Pıt pıtlarıda gayet iyiydi. Kesede de kanama yoktu, eee neredeydi bu kanama? Çok şükür kesede de, bebekte de bir şey yoktu. Doktor bir süre daha kanamanın devam edebileceğini, endişe etmememi istedi. Hamileliğin ilk 3 ayında bu şekilde kanama olabiliyormuş. Ben daha önce olmasını beklerdim ama 3 aydan sonra olmasından iyidir dedi. Endişelerimiz azalmış bir şekilde ayrıldık.

Bu Haftanın Sözü

Düşük korkusu çok zor bir şeymiş. Allah'ım tüm bebek bekleyenlere sağlıklı hamilelikler geçirmesini ve bebeklerini sağlıkla kucağına almasını nasip  etsin. Amin.





16 Mayıs 2016 Pazartesi

8. Hafta - Pambık ve Pıt Pıtlar




6+1 'de keseyi gördükten sonra, 10 gün sonraki randevuda, doktorumuz bebeği ve kalp atışlarını duymayı beklediğini söylemişti. Bu arada kese olup da, bebeğin olmadığı yani kesenin boş olduğu gebeliklerin olabileceğini öğrendim. Olumsuz ihtimalleri düşünmekten 10 gün nasıl zor ve uzun geçti bilmiyorum. Bu günden itibaren olumsuz düşünceleri aklıma getirerek kendime dert edinmeyi yasaklıyorum. İyi düşüneceğim ki, Allah'ın izniyle iyi olsun.


28 Nisan 2016 Perşembe günü, Aşk ile 2. doktor randevuma gittik. Doktor bizi hemen ultrasona aldı, bakalım ufaklık ne yapıyormuş, görelim dedi. Ve 7+4 'teyken, karından ultrason ile, sadece 1,03 cm'lik mini minnacık pambığımı gördük. Küçücük bir kese içinde minnacık bir insan. Sonra kalp atışını dinletti bize, pıt pıt, pıt pıt... Ne kadar da hızlı. Onu duydukça ben daha da heyecanlandım. Ama bir baktım ki, Aşk benden de heyecanlı, şaşkınlıkla ekrana bakıyor :)


Çok şükür ki, bebeğin de benim de durumumda endişe edilecek bir şey yokmuş. Ne kadar da güzel ve rahatlatıcı bir haber... Bu nedenle nasıl besleniyorsam, ne yapıyorsam, yapmaya devam edebilirmişim.




8. Haftada Ben

Gaz problemi nedeniyle göbeğim inanılmaz şişti. Yoğun bir şekilde yorgunluk hissetme ve uykuya düşkünlüğüm devam ediyor. Geceleri bazen kabusla uyanıyorum, sonra da uzun süre uyuyamıyorum. Tam uyudum dediğimde, işe gitmek için kurduğum alarmım çalıyor. İş yerinde de bastırmaya çalıştığım hep uyku hali. Şu 3 aya kadar çaktırmamayı başarabilirsem, 3 ay sonunda iş arkadaşlarıma söyleyeceğim.

8. Haftada Pambık

Pambık, dilin, dudakların, burnun gelişmeye devam ediyormuş. Göz kapakların da oluşuyormuş. Dişlerin de oluşmaya başlıyormuş, ne ilginç değil mi? Doğduktan aylar sonra çıkacaklar ama şimdiden oluştu bile. Daha hissedemiyorum ama, ilk hareketlerini yapmaya başlamışsın bile. Yap pambığım yap, hopla zıpla, meydan boş nasılsa, sana tahsis edildi :)

Bu Haftanın Sözü

Bir soğukluk, iştahsızlık geldi birçok yiyeceğe karşı. Çikolatayı bile yemek istemiyorum. Hamilelikten önce, gün gelecek çikolatayı canın istemeyecek diye söyleseler, inanmazdım :)



Doktorumuz ilk kan testlerimi yapmak için, 15 gün sonraya randevu verdi. Aç karnına gideceğim. Bakalım 15 gün sonra 1 santimlik pambığım ne kadar büyümüş olacak?